:include data='blog' name='all-head-content'/> GİRİŞİMCİLİK

28 Eylül 2014 Pazar

2015 YILI İŞ FİKİRLERİ VE BEKLENTİLERİ-1


  • 1       Hizmet sektörü her seviyede bütçe ile girişimciler için ön planda olmaya devam edecek gibi, hizmet sektörü içinde gıda,Telekom ve pazarlama yoğunlukla tercih edilecek alanlar olarak göze çarpmaktadırlar.(çiğ köfte ,dürümcü,simit sarayları,ttnet bayilikleri,cep telefonu aksesuarları v.b)
  • 2       Turizm sektörü ise her yıl artan yoğunluğu ve desteklediği bir çok sektör ile yine girişimciler için farklı seçenekler sunmaya devam edecek gibi, özellikle turistler için ilgi çekici olan hediyelik cam işlemeciliği, takı tasarım,alternatif doğa turizmi gibi alanlar girişimciler için mutlaka takip edilmeli ve yatırım fırsatları değerlendirilmeli
  • 3       İnternetin hayatımıza getirdiği yenilikler kişilerin hayal dünyaları ile doğru orantılı olarak değişim göstermektedir. Özellikle girişimci ruha sahip ,bilişim merakı olan yatırımcılar sahibinden.com,yemek sepeti.com gibi yenilikci hizmetler ile her zaman hayata yeni pencereler açabilirler.

10 Eylül 2014 Çarşamba

BAŞARILI GİRİŞİMCİNİN ORTAK 3 ÖZELLİĞİ

Yatırımcılara Göre Başarılı Girişimcilerin 3 Ortak Özelliği

Yatırımcılar için doğru yatırım kararı verebilmek önemlidir. Eldeki verilere bakarak bir girişimin gelecekteki başarısını öngörebilmek uzmanlık isteyen bir konudur. Yatırımcılar bir girişime yatırım yapma kararını yalnızca iş planına bakarak değil şirketin kurucularının karakteristiğini inceleyerek vermektedir. Yatırımcılar için bir girişimcinin başarılı olacağını gösteren 3 önemli karakteristik özellik bulunmaktadır.

1. Azim

Bir iş kurmak zordur. Eğer herkes başarılı bir şekilde iş kurabilseydi çevremiz milyoner/milyarder girişimcilerle dolu olurdu. Buğdayla samanı birbirinden ayıran fark nedir? Diğerleri evine doğru yol alırken hala orada durup savaşmaya devam etmek. Ertesi sabah uyanıp kaldığı yerden işe devam etmek, tekrar ve tekrar aylarca hatta yıllarca aynı azimle işi sürdürmek. Ta ki başarana kadar…

2. Fedakârlık

Başarı bedel ödemeksizin bir gecede meydana gelen bir olay değildir. Pek çok kurucu/CEO başarılı olana kadar hiç para almadığını, cebindeki son kuruşuna kadar bu işe yatırdığını ya da bu süreçte hiçbir sosyal hayatının olmadığını ifade etmektedir. Tabi ki başarılı olmak için herkesin bu derece bir fedakârlık yapması gerekmiyor fakat köpekbalıkları ile dolu bir havuza girecekseniz burada bir bacağınızı kaybedip çıkabileceğiniz sonucuna razı olabilmelisiniz. Eğer bu seviyede bir riske tamam demeyecekseniz sahilde güneşlenmeye devam etmelisiniz. Çünkü başarılı olabilmek için bu yolda mutlak surette bir şeyleri feda etmeniz gerekecektir.

3. Satış Kabiliyeti

Bu başlık yalnızca iki kelime ile özetlenebilir: Steve Jobs. Zamanın gelmiş geçmiş en iyi satıcısı. Steve Jobs herkese daha fazlasını satabilme yeteneğine sahipti. Şirket sahibi vizyonunu, ürününü ve şirketi satabilme yeteneğine sahip olmalıdır.

Tabi ki bir girişimcinin başarılı olmasını sağlayan tüm karakteristik özellikler burada sıralanmış değil. Sunum yapabilme yeteneği, planlama yeteneği, müşterilerini tanıması gibi pek çok özellik burada sıralanabilir. Fakat azim, fedakârlık ve satış kabiliyeti başarılı bir girişimcinin en belirgin özelliklerindendir.

Kaynak: 3 Traits of Successful Founders
Beğen




1 Eylül 2014 Pazartesi

GİRİŞİMCİNİN NOT DEFTERİ -1

Girişimcilik,bir çok sektör arasında kendisine ve çevresine en uygun olan iş kolunu seçmek ile başlar.Girişimcinin vereceği bu karar,başarma oranını direkt etkiler.Bu sebep ile yapılacak girişimin iş kolu ve konumu çok özen ve dikkat ile incelendikten sonra seçilmelidir.Örneğin; ara sokak da bulunan bir işletme kurumsal firmalara yönelik faaliyet göstermiyor ise yani bireysel müşterilere hizmet veriyor ise konumu gereği başarı oranı düşük olacaktır.

Girişimcinin diğer dikkat edeceği konu ise sermaye temini ve planlamasıdır.Öncelik ile sermaye temini için öz kaynaklar kullanılmalı daha sonra sermayenin yüzde 30-40 nı geçmeyecek şekilde dış kaynaklar kullanılmalıdır. Girişimcilerin en büyük problem yaşadığı konu olan sermeye temini için sektörel bazda destek kredileri,yatırımcı arayışları,devlet desteği kullanılabilir.Fakat bu yollar sermaye temin edilemediği durumlarda emek gücü ile elde edilen sermaye başlama sermayesi olabilir.Sermaye planlamasında ise en az 3 ay işletme sıfır gelir edecek gibi düşünülmeli ve buna göre belirli bir miktar işletme gideri olarak ayrılmalıdır.

Girişimci olmanın karşılaşılması muhtemel bütün engellere rağmen başarıya olan inancın artarak sürdürülmesi ile doğrudan bağlantısı vardır. Biraz inceleme yapıldığında görülecektir ki ;şuan iş dünyasında büyük şirketlerin sahibi veya ortağı olan işadamlarının başarılarını altında yatan en büyük etken çözüm odaklı ve başarı hedefli çalışmalarıdır


20 Temmuz 2014 Pazar

GİRİŞİMCİ GENÇLERE TÜRKİYE GİRİŞİMCİLİK VAKFINDAN DESTEK

TÜRKİYE GİRİŞİMCİLİK VAKFI FELLOW PROGRAMI BURS FONLARI TAAHÜTNAME
Bu taahhütname Türkiye Girişimcilik Vakfı tarafından hazırlanmış olup, Türkiye Girişimcilik Vakfı’nın girişimcilik potansiyeline sahip gençleri bulup, girişimci olmaları için desteklemeyi amaçlayan Fellow Programına katılma hakkını kazanan ve bu kapsamda burs alan öğrenciyi (Katılımcı) ve Türkiye Girişimcilik Vakfı’nı (Vakıf) karşılıklı olarak bağlayan, burs verilen/alınan süre içinde her iki taraf için oluşabilecek olası aksaklıkları çözümlemek, tarafların yükümlülüklerini belirtmek ve yine bu tarafların haklarını korumak ve düzenlemek amacı ile düzenlenmiş bir taahhütnamedir. 

A. GENEL ŞARTLAR
1. Türkiye Girişimcilik Vakfı Fellow Programı şartlarını, süresini ve sayısını Yönetim Kurulu belirler.
2. Türkiye Girişimcilik Vakfı Fellow Programı katılımcısı olabilmek için Türkiye’de ikamet etmek ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak zorunludur. 
3. Başka kaynaklardan aylık nakit yardımı şeklinde burs alanlar Fellow Programına katılamaz ve Türkiye Girişimcilik Vakfı Fellow Programı kapsamında burs alan Katılımcılar’ın bu şekilde herhangi bir sivil Toplum kuruluşundan burs alması durumunda Türkiye Girişimcilik Vakfı Fellow Programı kapsamında aldığı bursa Vakıf Yönetimi’nin kararı doğrultusunda derhal son verilir. . (Kredi ve Yurtlar Kurumundan alınan öğrenim kredisi ve engelli öğrencilere verilen burslar hariç)
4. Fellow Programı katılımcısı, Vakıf yönetimi tarafından belirlenen seçim süreçleri sonrasında belirlenir.
5. Fellow Programına başvuran kişiler, başvuru süresince oluşturacakları materyallerin kullanım hakkını Vakıf’a devreder. Özel durumlarda kullanım hakkı konusu Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır. 
6. Fellow Programı kapsamında verilen burslar karşılıksız olup öğrenciye bir mecburi hizmet ya da geri ödeme yükümlülüğü getirmez.
7. Türkiye Girişimcilik Vakfı Fellow Programı kapsamında burslar her yıl Ekim ayında başlayarak 12 ay boyunca verilir, her ayın ilk haftası içinde Garanti Bankası’nda açılmış olan Katılımcı hesaplarına yatırılır.
8. Bu Taahhütnamede belirtilen nedenler ile kesilen burslar için, bursun kesilmesine ilişkin nedenin Vakıf'a iletilmesi üzerine yürürlüğe konulur. Katılımcı geç bildirim nedeniyle fazladan yapılmış ödemeleri Vakıf’a iade edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. 



B. KATILIMCININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ
1. Katılımcı her akademik yıl içerisinde, birinci dönemin (Şubat) ve ikinci dönemin (Haziran) sonunda üniversite yönetimi tarafından onaylanmış olan akademik başarısını gösteren belgeyi Vakfa iletecektir.
2. Katılımcının, öğrenim gördüğü üniversitede, dönem geçme sistemi var ise dönem geçmesi, sınıf geçme sistemi var ise sınıf geçmesi gerekmektedir. 4,00’ lük not sistemi geçerli ise not ortalamasının en az 1,80; 100’lük not sistemi geçerli ise not ortalamasının 54 olması gerekmektedir. Şartlı burs bağışlarında Katılımcı’nın akademik durumuyla ilgili bağışçının şartları geçerli olup Vakıf Yönetimi tarafından değiştirilemez.
3. Katılımcı, her 3 ayda bir Vakıf tarafından düzenlenen buluşma toplantılarına, Vakıf tarafından düzenlenen yıllık etkinliklere katılmak zorundadır. Mazeret bildirerek (sağlık, vefat, vb.) yıl içinde bir tane buluşmaya gelmeme hakkı vardır. 
4. Katılımcı madde 1-2-3’de belirtilen sorumlulukları yerine getirmediği takdirde Vakıf yönetimi tarafından bir (1) kez uyarılacak ve eğer geçerli bir mazeret sunulmaksızın durum devam ediyorsa bursuna son verilecektir.
5. Katılımcı’nın öğrenim gördüğü üniversiteden disiplin cezası alması halinde Vakıf’tan aldığı bursu Vakıf yönetiminin değerlendirmesi nezdinde kaybedebilir. Vakıf Yönetimi alınan cezanın nedenini değerlendirdikten sonra bir işlem yapılmasına gerek görürse Yönetim Kuruluna bildirecektir.
6. Katılımcı aşağıdaki durumlarda bursunu kaybedebilir;
* Vakıf değerlerine ve Vakıf yetkili kurullarınca alınan kararlara aykırı davranış sergilenmesi,
* Vakfın kurumsal kimliğini zedeleyici açıklama ve beyanlarda bululması,
* Sınıf veya dönem tekrarı yapılması,
* Kayıt sildirme, mezuniyet gibi nedenlerle üniversiteden ilişkisinin kesilmesi veya Vakıf yönetiminin onayını almadan öğretim kurumunun değiştirilmesi,
* Burs almaktan vazgeçtiğinin Vakıf’a bildirilmesi,
* Vefat,
* Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı olarak çalışılması (staj dışında)
Bu durumlar ile karşılaşıldığında Vakıf yönetimi durumu Yönetim Kurulu’na taşır ve karar Yönetim Kurulunca alınır.
7. Katılımcının burs aldığı ilk yılının sonunda Vakıf yönetimi tarafından, Katılımcı’nın işbu Taahhütname’deki şartları taşıyıp taşımadığına ve genel olarak kendisine tanınmış olan burs imkanı nezdinde gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin bir ara değerlendirme yapılacak ve bu değerlendirme sonucunda Yönetim Kurulunun kararı ile birlikte sonraki yıl burs alıp almayacağı belirlenecektir. Vakıf tarafından yapılacak olan bu değerlendirme sonunda Katılımcı’ya burs verilmesine devam edilip edilmemesi kararı münhasıran Vakıf’ın takdirinde olup, Katılımcı’nın bu karara itiraz hakkı mevcut değildir.
8. Katılımcı, başvuru sırasında ve burs alma sürecinde verdiği beyanların doğru ve tam olduğunu, bu beyanlarda herhangi bir yanlışlık/eksiklik/hata bulunması durumunda sorumluluğun tamamen kendisine ait olduğunu kabul etmekle birlikte; Yönetim Kurulu’nun talep etmesi durumunda, gerekli belgeleri ibraz ederek bu beyanlarını doğrulamakla yükümlüdür. Yanlış veya eksik beyanda bulunduğu belirlenen Katılımcıdan, verilen burs hakkı geri alınacak ve yasal işleme başvurulabilecektir.



C. GİRİŞİMCİLİK VAKFI’NIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
1. Taraflardan birinin talebi doğrultusunda, Katılımcı ve burs için fon sağlayan bağışçıyı (Bağışçı) bir araya getirmek ile yükümlüdür.
2. Vakıf Yönetimi, bursların oluşturulması, Katılımcıların belirlenmesi, seçilmesi, akademik durumu ve etkinliklere katılım durumunun takibi, denetlenmesi, raporlanması ve benzeri idari çalışmaların yürütülmesi ile şartlı burs bağışlarının bağışçının koyduğu koşul ve ilkelere uygun olarak yönetilmesi konularında, Yönetim Kurulu ve bağışçılara karşı sorumludur. Bu süreçte, inceleme ve değerlendirme süresi Yönetim tarafından belirlenmiş olup, en fazla 30 gündür.
Katılımcı, burs sorumluluklarını yerine getiriyor ise, işbu Taahhütname, herhangi bir ihbara gerek olmaksızınKatılımcının lisans eğitimi süresince her eğitim yılı sonunda değerlendirilerek devam eder. Taahhütname’ye konu olmayan bir durum yaşandığında Türkiye Girişimcilik Vakfı Yönetimi söz konusu konuda karar alma hakkını saklı tutar. 
Aşağıda ismi belirtilen ve imzaları bulunan taraflar yukarıda belirtilen tüm hak ve görevleri kabul ederek, sorumlulukları yerine getireceğini [.] tarihinde kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. 


Kaynak: http://www.girisimcilikvakfi.org/

28 Mayıs 2014 Çarşamba

GİRİŞİMCİ KİMDİR?

Girişimci en kaba ifadesiyle kar amacıyla her türlü riski üzerine alan kişidir ..
Bir çok insanımız bu riski almaya korktuğu ya da riskten doğacak maddi kayıplardan korktuğu için çok zeki olmasına rağmen memur ve işçi olmak istemektedir ...
İşçiler bu dediğime kızacak belki ama memurlar kadar garantili olmasa da ay sonunda alacakları belli bir maaş garantisi olan işleri vardır ...
memurlar zaten yüz kızartıcı bir suç işlemedikleri takdirde emeklilikleri garantilidir ...
Fakat girişimciler için yarın  alacakları para belli değildir ...
Hatta ne kadar zarar edebilecekleri bile bazen belli değildir...
Maliyet hesabı çıkartsanız bile hesapta olmayan malliyetler zararı artırabilir ...
Fakat girişimciliğin tüm risklerine rağmen girişimci ruha sahip olanlar yetenekleri cesaretleri ve bilgileri ile bu riski üstlenerek ekonomiye artı değer sağlamaktadırlar ...
Girişimci olanın cesaretli olması llazım çünkü tüm riskleri üstlenecektir ...
Girişimci olan yetenek sahibi olmalı çünkü yetenekleri olmazsa sadece cesaretle yel değirmenlerine saldıran Don Kişottan farkları kalmaz ...
Girişimci olan bilgi sahibi olmalı çünkü girişeceği konuda derinlemesine araştırma yapması gerekir...
Bu özelliklere sahip olan girişimci öncelikle yeteneklerini tespit etmeli ve o alanda girişimlerde bulunmalıdır ...
Yeteneğinin olmadığı alanda girişimde bulunan kişi bilmediği okyanusta köpek balıklarıyla başbaşa kalmış gibi olur ...
Cesareti olan ve yeteneğini belirleyen bir girişimci hemen iş fikirlerine başlayıp uygulamaya geçmeli mi..?
Tabii Hayır...
Bu girişimci adaylarının yaptığı en büyük hatadır ...
yeteneği doğrultusunda girişim yapacağı sektörü seçen girişimci biraz daha sabretmelidir ...
sektörü konusunda pazar araştırması yapmalı, pazardan alması muhtemel pastayı tespit etmeli, rakiplerinin analizini yapmalı rakiplerine göre artı ve eksi yönlerini tespit etmelidir...
Bu araştırma faaliyetinden sonra eğer sermayesi yetersizse bir proje hazırlamalı ve bu projeyi girişimcileri destekleyen kurum ve kuruluşlara göstererek sermayesine ilave edeceği maddi kaynakları araştırmalıdır.

23 Mayıs 2014 Cuma

GİRİŞİMCİLİK HİKAYESİ

Tarlada balık yetiştiriyor!

Adana'nın Yumurtalık ilçesinde Kırmızıdam köyünde yaşayan çiftçi Mustafa Boyacı, karpuz ve pamuk gibi yöreye özgü ürünlerin üretiminden istediği geliri elde edemeyince, başka arayışlara girdiğini kaydetti.        
Yaklaşık 2 yıl önce, bu konudaki merakı ve hobisinin de etkisiyle, süs balığı yetiştirmek için araştırma yapmaya başladığını ifade eden Boyacı, ''Süs balığı yetiştiriciliği uzun zamandır ilgimi çekiyordu. Tarlamın bir kısmını gölete dönüştürdüm ve havuzlar oluşturdum. Ardından, Adana'daki akvaryumculardan 400-450 adet anaç Japon Balığı getirerek, gölete bıraktım. Yaklaşık 10 bin TL masraf ettim'' dedi.        
İlk başta acemilikten dolayı bazı sorunlar yaşadığını dile getiren Boyacı, ''Tamamen kendi çabamla üretim yapmaya çalıştığım için bazı konuları yaşayarak öğrendim. Balıklar uzun süre yumurta bırakmayınca, konuyu araştırdım. Ortamda yabancı balık ya da canlı olduğunda yumurtlamadıklarını öğrendim. Yaptığım araştırmada gölette kaplumbağa bulunduğunu ve araya başka balık türlerinin karışmış olduğunu gördüm. Onları havuzdan çıkarınca, balıklar yumurtladı'' diye konuştu.
        
ÇALIŞMANIN MEYVESİ
Çalışmaları sonunda, yavru elde ettiğini ve önceki gün hasadını gerçekleştirdiğini ifade eden Boyacı, ''Yaklaşık 15 bin adet yavru balık elde ettim. Bu balıkları, Mersin'de faaliyet gösteren bir toptancıya deneme amacıyla verdim. Ancak, balıklar yeterince kaliteli olmadığı için henüz satılıp satılmayacağı belli değil. Satılsa da ancak masrafı karşılayacak. Türkiye, Endonezya ve Singapur gibi ülkelerden yılda 1 milyar dolarlık süs balığı ithal ediyor. Hedefim üretimi kaliteli hale getirip hem çiftçiliğe göre daha yüksek gelir elde etmek, hem de ülkeme katkı sunmak. Bu konuda devletten de destek bekliyorum'' dedi.
Balıkları alan Mersinli iş adamı Caner Özkurt ise Türkiye'de süs balıklarına karşı yoğun ve tutarlı bir talep olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
''Türkiye süs balığı ihtiyacının hemen tamamını yurt dışından karşılıyor. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın bu alanda üretim yapmak isteyen girişimcileri desteklemesi ve bu konuda somut projeler gerçekleştirmesi sektör açısından çok olumlu bir adım olacaktır.
Renkli olan bu balık halkımız tarafından en fazla tercih edilen balık türü. Burada havuzlardan topladığımız balığı içine su doldurduğumuz büyük poşetlerle sevk ediyoruz. Balıkların yolculuk sırasında zarar görmemesi için poşetlere saf oksijen ilave ediyoruz.''
Kaynak: AA

GİRİŞİMCİLİK NEDİR?

En genel ifade ile girişimci, kar amacıyla riski üzerine alan kişi olarak tanımlanabilir. Girişimci, mal ve hizmet üretimi yapabilmek için, üretim öğelerini en iyi koşullar altında bir araya getiren kişidir. Riski üzerine alarak, başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, üretim öğelerinin alımını yapar, bunların bir araya getirilmesi imkanını sağlar. Kar amacı güder, ancak tek amaç para kazanmak değildir. Ekonomik bir değer ortaya koymaksızın, çeşitli yollardan, başkaları tarafından ortaya konulan ortak değerleri kendi tarafına aktarmanın adı girişimcilik değildir. Ayrıca girişimci, yönetici demek değildir. Girişimcilik için en temel 3 faktör; yetenek, cesaret ve bilgidir. Daha geniş kapsamda girişimcide olması gereken özelliklere bakacak olursak;
  • Kendine güven duymalıdır, aynı zamanda güvenilen biri olmalıdır.
  • Geri adım atabilmeli ve yeniden başlayabilmelidir.
  • Sonuçları değerlendirebilmelidir. Mesleki riskleri üstlenebilmelidir.
  • Yaratıcı olmalıdır.
  • Cesaretli olmalıdır.
  • Bireysel ve aynı zamanda da toplumsal olmalıdır.
  • İyimser ve fikir sahibi olmalıdır.
  • Sürükleyici ve güdüleyici olmalıdır.
  • Başarı için yönlenmiş olmalıdır.
  • Fırsatlardan yararlanabilmelidir.
  • Yeniliklere açık olmalıdır.
  • İşini seven biri olmalıdır.
Genel bir çerçevede bakıldığında, KOBİ sahipleri bu özelliklerin bazılarına sahip. Araştırmalar sonucu elde edilen bilgiler çerçevesinde, KOBİ sahiplerinin bu özelliklerini şöyle sıralamak mümkün:
  • Kuvvetli bir girişim hissine sahiptirler.
  • Bağımsız çalışmayı arzu ederler.
  • Mali fırsatlardan yararlanmak isterler.
  • Toplumsal amaçlar doğrultusunda yatırım yaparlar.
  • Aile fertlerine istihdam sağlama amacı güderler.
  • Kendi yetenekleri doğrultusunda mücadele vermek isterler.
  • Çabuk ve somut sonuçlar beklemektedirler.
Yukarıda sıralanan maddelerden de rahatça anlaşılabileceği gibi, KOBİ sahiplerin girişimcilikle ilgili özellikleri taşıdığı söylenebilir. Ancak yeniliklere açık olmada eksik oldukları açıkça ortada. Ayrıca, KOBİ sahiplerinin önemli özelliklerinden olan, bağımsız çalışmayı arzu etmeleri ve kendi yetenekleri doğrultusunda mücadele erme istekleri, KOBİ’lerdeki tek kişi yönetiminin temelini oluşturan özelliktir.

Daha öncede söylendiği gibi her girişimci bir yönetici değildir. Girişimcilerin yöneticilik kabiliyetine sahip olma ihtimali yok’ demek yanlış olacaktır ama yine de bunun geçerli olduğu örnek sayısı çok azdır.
Kaynak: KobiFinans

17 Mayıs 2014 Cumartesi

KOBİ OLMA ŞARTLARI

KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTE İŞLETME OLMA ŞARTLARI

Küçük ve Orta Büyüklükte İşletme(KOBİ): “İkiyüzelli kişiden az” yıllık çalışan istihdam eden ve “yıllık net satış hasılatı  ya da  mali bilançosu toplamı yirmibeş milyon Yeni Türk Lirasını” aşmayan işletmeler “KOBİ” olarak adlandırılır. KOBİ olmanın birinci koşulu yıllık çalışan, (istihdam edilen) sayısının 249 ve altı olması gerekir. İkinci koşul, aynı yılın net satış hasılatının ya da mali bilanço toplamının ayrı ayrı yirmibeş milyon  Türk Lirasını aşmaması gerekir. Aynı yılın net satış hasılatının ya da mali bilanço toplamının yirmibeş milyon  Türk Lirasını aşması halinde işletme “KOBİ” niteliğini kaybeder.

8 Mayıs 2014 Perşembe

İŞİNİZİ BATMA NOKTASINDAN NASIL KURTARABİLİRSİNİZ?

Dünyanın en yüksek 4. gökdeleninden atlamanın nasıl bir duygu olduğunu hiç merak ettiniz mi? Eğer kendi işinizi kuruyorsanız bu duyguyu tanıyorsunuz demektir. 



Ücretli çalışma yaşamını sonsuza kadar terk etmek ve kendi işinizi kurmak için verdiğiniz karar, Dünya Ticaret Merkezi binasından ölümle aranızı sadece bir paraşütün ayırdığı bir atlayış yapmak kadar (hatta belki de daha fazla) ürkütücü olabilir. 



Küçük işletmelerde ters gidebilecek pek çok şey vardır. Ama o tersliklerle karşılaşıldığı zaman yola devam etmek için ne yapılacağını bilmek, başarıyla yenilgi arasındaki farkı yaratır. İster yeni bir uygulamayı hayata geçirmiş, ya da yerel bir mağaza açmış olun, bir felaketi sadece kabullenmekle kalmayıp, onu atlatabilecek gücü de sergileyebilmek paha biçilmez bir deneyimdir. Kendi şirketimi kurarken öğrendiğim 5 (çok zor) dersi sizlerle paylaşmak istiyorum:



İşinizi Batma Noktasına Getiren Olaylardan Sağ Kurtulabilirsiniz. 



Korkuyu Hissedin - ama Yılmayın



Herhangi bir olay işinizi tehdit ediyorsa, korku duymanız doğaldır. Zira “savaş/ ya da kaç” içgüdüsü korkuya karşı gelişmiş evrimsel bir tepkidir ve yaşamı tehdit eden durumlardan kurtulmamızı sağlar. Çok büyük bir müşteriyi kaybetmek gibi işinizi zora sokabilecek olaylar büyük bir olasılıkla gerçek bir ölüm-kalım durumu yaratmayacak olsa da, buna hayatta kalma içgüdünüzle tepki vermeyeceğiniz anlamına gelmez. Şirketim Wordstream daha kuruluşunun birinci yılındayken en büyük müşterilerimizden birini kaybettiğimizde, ben bu durumu yaşamıştım. İşinizi yerle bir edebilecek büyük bir sorunla karşılaştığınızda, kaçıp kurtulma dürtünüze karşı direnin. İçgüdüleriniz size bunun tam tersini söyleyecektir, ama o seslere kulak asmayın. Neden mi? Zira böyle durumlar işinizin büyümesinde önemli bir etki yaratabilir. Ben de şirketimi daha yeni yeni büyütmekteyken, beni her şeyi bırakıp kaçma noktasına getiren bir değil,  iki olayla karşılaştım – ama bunu yapmadım. Şirketimin batma olasılığı beni daha yaratıcı düşünmeye ve sorunlarım için yeni çözümler bulmaya zorladı. Sonuç mu? İşe devam ettik, yeni gelir kaynakları belirledik ve zaman içerisinde büyümemizi sürdürdük. Korku, güçlü bir motivasyon unsuru olabilir – ondan yararlanmayı bilin. 

Kafanızın İçindeki Seslere Aldırış Etmeyin


İnsanlara yeni iş fikrinizi anlatmaya başladığınız zamanları hatırlıyor musunuz? Büyük bir olasılıkla en az birkaç kişi bu fikirle alay etmiş, ya da tek başına kendi işinizi kurmaya kalkıştığınız için size deli diyenler olmuştur. Çevrenizdeki herkes sizi yüzde yüz desteklemiş olsa bile (ki bu büyük bir şans), eminim yine endişeye düştüğünüz zamanlar olmuştur – ben düştüğümü hatırlıyorum.   


Bu seslere kulak vermek, büyümekte olan bir işi zehir gibi etkiler. Endişelerinizin artmasına izin verdiğiniz anda, aslında kendinize de pes etmek için onay vermiş olursunuz. Zira oluşabilecek aksilikler üzerinde ne kadar fazla düşünürseniz, hayatta kalma içgüdülerinizin sizi uykusuz bırakan tehlikelerden kaçıp kurtulmaya ikna etme olasılığı o kadar artar. 


Eğer iş fikrinize güveniyorsanız, o seslere sus deyip işinizi büyütmek için çalışmaya devam edin. İş fikrinize ve onu uygulayacak güce de sahip olduğunuza inanmanız çok önemlidir. Siz inanmazsanız, başkası neden inansın ki? Zaman zaman herkes endişeye düşebilir, ama başarılı girişimciler o seslere aldırış etmemeyi ve ileriye bakmayı öğrenmişledir. 


Kendinize Karşı Acımasızca Dürüst Olun


Gecenin en karanlık saatlerinde kafamızın içinde yankılanıp duran endişeli fısıltıları duymazlıktan gelmek başka şey, bir türlü ayağa kalkamayan bir iş için her şeyimizi feda etmek ise daha başka bir şeydir. Bu iki durumun arasındaki farkı görebilmek, iş kurmayı düşünen herkes için çok önemlidir. 


Geçerli olmayan bir iş fikrini hayata geçirmeye çalışmanın maliyeti çok yüksek olabilir – hem de her açıdan. Evet, tutkulu, inançlı ve fikrinizi hayata geçirmek kararlı olmanız çok önemli. Ama bulduğunuz iş fikrinin gerçekten geçerli olduğu konusunda kendinize karşı acımasızca dürüst olmanız gerekir. Eğer geçerli değilse, size çok şeye mal olabilir. 


Her fikir başarıya ulaşmaz – hatta hiçbir işe yaramayabilir. Bu gerçeği kabul etmek, başarılı bir iş kurabilmek için çok önemlidir. Bir fikri hayata geçirmek için çok çaba gerektirdiğini kabullenmek zordur, ama o fikirden tamamen vazgeçmek cesaret gerektirir. İşinizi uzun uzun, dikkatli bir şekilde inceler ve neden umduğunuz gibi büyüyemeyeceğini anlamaya çalışırsanız, uzun vadede girişiminizi kurtarabilirsiniz. Bu nedenle, her zaman cesur olmalı, kendinize karşı dürüst davranmalı ve başarıya ulaşamayacak fikirlere “hayır”  diyebilmelisiniz. 

Hatalarınızdan Ders Alın


Orijinal fikrinizin hiçbir işe yaramayacağını bağıra bağıra söyleyen iç sesinize aldırmadığınızda ne olacak pekiyi? Her şeyden vazgeçip, ruhunuzu boğan ofis işinize geri mi döneceksiniz? Hayır! 


Çoğu kişinin hata yapmaktan ödü kopar – ama hata müthiş bir şeydir. Herkes ( özellikle de en başarılı girişimciler) hata yapar. Ama bu hatalardan ders almayı bilmek, olağanüstü başarı hikayeleriyle – yol kenarına savrulmuş enkazlar arasındaki farkı yaratan ender bir beceridir. 


Her girişim başarılı olamaz. Ama en kötü başarısızlık bile çok değerli bir deneyim olabilir. Ağlaya ağlaya uykuya dalmak yerine, kendinize bir takım zor sorular sorun. İşiniz neden başarısız oldu? Seçtiğiniz ürün ya da pazar mı doğru değildi? Pazarlamanız mı yetersiz veya etkisizdi? Pazarınız mı fazla doymuştu? Nerede hata yaptığınızı belirleyebilirseniz, bu deneyimlerinizi gelecek sefer başarılı olabilmek için bir yol haritası olarak kullanabilirsiniz. 


Asla Vazgeçmeyin


Bazı girişimciler, belli bir maddi hedefe ulaştıklarında, veya belli sayıda müşteri kazandıklarında, veya (…….buraya kendi hedefinizi ekleyebilirsiniz), iş sahibi olarak hayatlarının sihirli bir şekilde kolaylaşacağını düşünür. Acaba öyle mi olur? Hiç de değil. İsteseniz de, istemeseniz de, her gün, sabahtan akşama kadar aynı tempoyla çalışmayı sürdürmek zorundasınız.  


Bazı günleriniz diğerlerinden daha kolay olabilir veya bazı hatalarınız size daha pahalıya patlayabilir. Ama işiniz ne durumda olursa olsun, asla vazgeçmeyin. Çabanızı sürdürün, hatalarınızdan ders alın ve ilerlemeye devam edin. Unutmayın ki, kendi işinizi kurmuş olmakla, diğer birçok kişiden çok daha başarılı sayılırsınız. Özellikle de size bu iş asla tutmaz diyen ya da yüzünüze karşı alay edenlerden. Unutun onları. Kendi işinizin patronu olun ve onu başarıya ulaştırın – zira siz harika birisiniz! 




Kaynak: Small Business Trends

10 KEZ BAŞARISIZ OLAN GİRİŞİMCİDEN ÖĞRENEBİLECEĞİNİZ 9 DERS

“10 işten dokuzu başarısız oluyormuş: Ben de kusursuz bir plan yaptım – ve 10 yeni iş kurdum.“ Robert Kiyosaki

Kiyosaki doğru söylemiş.

Ama kurduğunuz 10 işin hepsinde başarısız olmanıza rağmen, sonunda 3 milyon Dolarlık bir şirket yaratabilmek nasıl bir duygudur acaba?

O zaman sizi Classy Llama’nın kurucu ortağı ve CEO’su olan Kurt Theobald’la tanıştırayım.  

Evet  — Theobald 5 yıllık bir süre içerisinde 10 yeni iş kurmuş ve bu işlerin hepsi de batmış. Ama küllerinden doğmak tam da böyle bir şey işte – 11’inci denemesinde hedefi tam 12’den vurmuş. 

Inc. dergisinin yayınladığı “2013 yılında Amerika’nın en hızlı büyüyen 500 şirketi” sıralamasında 454. sırada yer alan, Theobald’ın (ortağı Erik Hansen ve 23 kişilik ekibiyle birlikte) kurduğu şirket, bu yıl 3 milyon dolarlık bir ciroya ulaşmayı hedefliyor. 

Theobald’le şans eseri olarak karşılaştığımda, aramızda 60 dakikalık bir sohbet geçti ve ben başarısının sırrını öğrenebilmek için elimden gelen her şeyi yaptım. 

Şimdi bir sandalye çekip oturun ve anlatacaklarımı dikkatle not alın. Zira Theobald’den öğrendiğim 9 ders aslında bir hazine değerinde.

Ama ben bunları size hediye edeceğim: 


Ders #1: Fırsatçı girişimcilik - stratejik girişimcilik: Bunlardan biri ölümcüldür. 
Eski bir sözlükte “parlak nesne sendromu” (shiny object syndrome) diye bir arama yapsanız, karşınıza hemen Theobald’ın bir fotoğrafı çıkar. Onda da bu hastalık vardı ve hiç de hoş bir şey değildi. 

“Yaptığım şey gerçekten büyük bir hataydı. Bir şey ilginç göründüğünde, hemen peşinden giderdim. Karşıma ne çıkarsa çıksın – bir

sürü fırsatın peşinden koştum ve hiç birine stratejik açıdan bakmadım.  Bu da birçok başarısızlığa yol açtı”.


Ders: Stratejik davranın. Gözünüze parlak görünen her fırsatın peşine düşmeyin. Temel yetkinliklerinizi ve amacınızı tam olarak belirleyin ve “fırsatları ayırt edebilmenin” ne anlama geldiğini iyice öğrenin. 


Ders #2: Başarısızlığı erken kabullenin, ama çok da erken değil. 

“Başarısızlığı erken kabullenmek”, yeni iş kuranlar dünyasının düsturu haline geldi. Evet – bu her yeni iş için geçerli bir tavsiyedir. Ama bunun fazla abartıldığı bir örnek yok mudur acaba? 

5 yıl içinde 10 başarısızlık – burada sözü Theobald’a bırakıyorum: “ Çok çabuk pes etmek pek de akıllıca olmayabilir. Ben sabırsız bir kişiyim – bu da bir zayıflık aslında. Çabuk vazgeçiyorum – hatta bazen çok çabuk vazgeçiyorum. Bazen en başarılı girişimciler bile işin peşini bırakmaz, o fikri başka açılardan uygulamayı dener ve belli bir zaman sonra da başarıyı yakalar. İşe asılırlar ve başarının formülünü bulurlar.” 

Ders: Evet – “erken başarısızlık” yaklaşımını kabul edin. Ama onu kararlılık ve inatla dengeleyin. Altın damarına iki karış kala kazmaktan vazgeçen bir madenci gibi olmayın. 

Ders #3: Kendi formülünüzü bulun

Dünya üzerinde başarılı olmuş bütün işlerin ortak bir noktası vardır: Hepsi kendi “gizli soslarını” bulmuşlar, sonra da yükselmeye başlamışlardır. Ama gizli sosunuzun formülünü bulmadan yükselemezsiniz

Theobald yaşadığı 10 başarısızlıktan birini şöyle anlattı: “İş kapanma noktasına geldiğinde, kurduğum iş modelini sürdürebilmek için yeterli gelirimiz yoktu. Ayakta kalamayacaktık ve uyguladığımız formül de temelden yanlıştı. Bunu anladıktan kısa bir süre sonra gidip kişisel iflas başvurusunda bulundum”. 

Ders: İşi önce oturtun, sonra büyütün. Nathan Furr ve Paul Ahlstrom, yazdıkları ‘Nail It, Then Scale It’ adlı kitapta bu tavsiyeyi ısrarla vurguluyorlar. Bunun tersini yaparsanız, 100 metrelik bir uçurumdan aşağı yuvarlanırsınız. 


Ders #4: Kendinizi tanıyın

Ya girişimcisinizdir, ya da değilsinizdir. O kadar. İkisinin ortası yoktur. “Birazcık” hamile olunmaz. Kendi kişilik özelliklerinin bilincinde olan girişimcilerin, işin sırrını çözüp uzun vadede başarılı olma şansları daha fazladır. 

Theobald bu konuyu şöyle açıkladı: “Günlüğüme hep iki şey yazdım: Birincisi, düştüğüm zaman tekrar  ayağa kalkıyorum. Her seferinde. İkincisi de: Ayağa kalkıyorum, çünkü bir girişimci olarak ben buyum. Ayağa kalkmamak, kendi kişiliğime ihanet olur. O kadar başarısızlığa rağmen, asla vazgeçmememin nedeni bu. Pes edemezsiniz. Gerçekten başka bir seçeneğiniz yoktur. Zira böyle bir seçim yaptıysanız, bu uğurda tüm hayatınızı feda etmeniz gerekir.”

Ders:  Not edin. Bir girişimci olduğunuza gerçekten inanıyorsanız, bunu bir kişilik özelliği olarak hemen benimseyin. Kendinizi inandırın ve ona göre yaşayın. Ben bunu henüz 14 yaşındayken yaptım. Siz benim bir yazar olduğumu düşünebilirsiniz, ama ben bir girişimciyim. O kadar. Ve bundan asla vazgeçmem. 


Ders #5: Daha derin bir nedeniniz olmalı

Simon Sinek, bu konuyu ünlü TED Talk konuşmasında vurguluyor. Konuşmayı bu güne kadar dinlemediyseniz, bu yazıyı okuduktan sonra mutlaka dinleyin. Theobald; “Bence çok başarılı olan girişimcilerin mutlaka daha derin bir nedeni oluyor. Yaptıkları iş için çok daha önemli bir amaçları var. Bu konuda düşünebildiğim en güncel ve en iyi örnek, hissedar olmaması ve ücret olarak sadece 1 Dolar almasına rağmen Apple’a geri dönen Steve Jobs. Sırf büyüklüğünü kanıtlamak için yaptığı bir şeydi bu. Sadece en büyük olmak ve dünyada iz bırakmak istiyordu. Benim için her şeyi değiştiren, bu düşünce tarzı oldu. Olağanüstü başarılı girişimcilerle sıradan bir başarı yakalamış olanlar arasındaki temel farkı yaratan şey budur.”

Ders: İyice düşünün ve derinde yatan nedeninizi bulun. İşe sadece olası bir servet,  özgürlük ve bağımsızlık kazanmanın getireceği yararlar için girişiyorsanız, zaman içerisinde bir tren kazasına uğrama olasılığınızın yüksek olduğunu söyleyebilirim.

Ders #6: Konu siz değilsiniz

Derin nedenin anlamını kavrayabildiniz mi? Eğer cevabınız evetse – o zaman girişimcilikte asıl konunun siz olmadığını anlamışsınızdır. 

Theobald bunu şöyle açıklıyordu: “Fırsatların peşinde koşarken, kendiniz için bir şeyler elde etmeye çalışıyorsunuz demektir. Oysa ben başarıyı ancak, düşüncelerimi önemli ölçüde değiştirdiğim zaman kazanmaya başladım. Sadece kendi çıkarımı düşünmekten vazgeçip, başka insanları başarılı kılmaya odaklandım. Bu düşünce tarzı da çok farklı sonuçlar yarattı.”

Ders: Bakış açınızı 180 derece değiştirin. Kendinizi … yerine koyun. (Evet, buradaki boşluğu siz doldurun. Müşteri, ekip arkadaşı, tedarikçi, iş ortağı, her kimse…) Hedefiniz bu kişileri başarılı kılmak olsun. Internet girişimcisi Jeff Walker buna “refah iksirini” paylaşmak diyor. Böyle yaparsanız, kendi refahınız için en ufak bir çaba göstermeniz gerekmez. 


Ders #7: Gerçekten başarmak için; kontrolü devredin

Başarının gerçek sırrını bilmek ister misiniz? Başkalarına yetki verin, kontrolü devrederken başarılarını da destekleyin. ‘Ne? Kontrolü bırakmak mı? Asla! Bu iş benim bebeğim gibi; o bana ait. Onu ancak ben kontrol ederim. Ayrıca, ben maaşlı işimi elimde hiçbir kontrol olmamasından bıktığım için bıraktım.’ 

Theobald bu görüşlere şöyle karşı çıkıyor: “Kontrol tehlikeli bir şeydir. Aslında kontrolden vazgeçerek daha fazla kontrol kazanırsınız. Kontrolü başkalarıyla paylaşırsanız, karar verme ve ilerleme yolundaki sorumlulukları da paylaşmış olursunuz. Zaten başarıyı tek başınıza elde edebilecek kadar da zeki olamazsınız.”

Ders: Kontrolün bir kısmını devredin ve başkalarına da yetki verin. İşinizde sizin gerçekten kontrol etmeniz gereken en önemli alan, vizyon, amaç (derin neden) ve temel değerlerdir. 


Ders #8: Kazancınıza değil, verimliliğe odaklanın 

Evet – kar etmeniz lazım. Evet – gelir sağlamanız lazım. Ama sadece kazancınıza odaklanırsanız, daha büyük fırsatları kaçırırsınız. 

Theobald bunu şöyle açıkladı:“Daha verimli çalıştığınız zaman, pastanız daha çok büyür, böylece sizin payınıza düşen dilim de daha büyük olur. Elinizdeki olanakları güçlendirip, diğer kişilere ve ekibinize de güvenirseniz, sonuçta daha karlı çıkarsınız. O yüzden, elde edeceğiniz kazançtan çok verimliliğe odaklanın. O zaman uzun dönemde çok daha fazla yol alırsınız.”

Ders: Kendi cüzdanınızı düşünmekten vazgeçin. Tekrar söyleyeceğim, asıl konu siz değilsiniz. Başkalarına nasıl yetki vereceğinizi, kontrolü nasıl devredebileceğinizi düşünün ve bu süreç içerisinde zamanınızı ve enerjinizi verimlilik için harcayın. Sonuçta ne mi olur? Yiyeceğiniz pasta dilimi çok daha büyük olur. 


Ders #9: Yanlış yapıyorsunuz…

Theobald aynı zamanda “Altta Yatan Gerçeği Bulmak” (Finding Truth At The Bottom) adlı bir kitap yazmış, bana da bir kopyasını verdi. Yazımı o kitapta okuyup beğendiğim bir sözle bitirmek istiyorum. Kitabın kahramanı, sürekli çabalayıp tökezleyen, ama hep aynı şeyleri yapmaya devam eden biri. Adamın akıl hocası, yapmakta olduğu hatayı şu sözlerle yüzüne tokat gibi vuruyor: 

“Yaptığın şeyleri aynen yapmaya devam edersen, hiçbir şey elde edemezsin. Başını beton bir duvara devamlı vurursan, o duvar birden bire yıkılmaz. Aksine, sonunda sen kendini kaybedip yere düşersin. O yüzden, yaklaşımını değiştirmek zorundasın”. 

Theobald’den öğrendiğim 9 dersi size kısaca özetledim. Belki kendi işinizi değiştirmeniz için bir yararı olur. Ama bunları sadece okumakla kalmayın. Harekete geçin ve hatalarınızı onarın. Aksi halde, beton bir duvarın önünde yığılıp kalabilirsiniz ve bunun için kendinizden başka kimseyi suçlayamazsınız. 

Buna izin vermeyin. 




Kaynak: Forbes


 
window.setTimeout(function() { document.body.className = document.body.className.replace('loading', ''); }, 10);